Anadolu kavağı İstanbul Anadolu yakasının merkezinde yer alan, Beykoz’a bağlı nüfusu küçük ama bir o kadar da şirin bir sahil kasabası. Özellikle şehirden çok uzağa gitmeden gürültüden kaçarak keyifli vakit geçirmek isteyenlerin vazgeçemediği rotalardan bir tanesi. Her yıl nüfusunun kat kat fazlası bu bölgeyi ziyaret etmekte. Anadolu Kavağı gezilecek yerler sayısı fazla olması sebebiyle, şehrin yorucu gürültüsünden uzaklaşmak isteyenlerin çok sık ziyaret ettiği bu kasaba balıkçılığıyla da ün yapmıştır. Rengârenk boyanmış evleri ve tarihi acıdan zengin olan eserleriyle birlikte her yıl bir çok ziyaretçiye ev sahipliği yapmaktadır.

Dini Açıdan Oldukça Zengin Hazreti Yuşa Tepesi

Hiç şüphesiz Anadolu Kavağı’na gezmeye gidenlerin ilk duraklarından biri olan Hazreti Yuşa Tepesi denizden yaklaşık 200 m yükseklikte. Bu tepe aynı zaman da bölgedeki en yüksek tepe olma özelliğine de sahip. Bu tepede Hazreti Yuşa’nın mezarı olduğu rivayet edilmekte. Ayrıca tepeden küçük kasabanın çok detaylı ve güzel görünmesi sebebiyle oldukça ziyaret edilen bir bölge.

Bu bölgenin tarihte yerini alması ve kutsal sayılması yüz yıllar içerisinde bu bölgede birçok ziyaretçinin gelmesine de sebebiyet vermiş. Osmanlı döneminde bu bölgeye mescit yapılmış ve halen açık. Gelenler tarafından namaz kılınabilmekte. Hazreti Yuşa’ya ait olduğu tahmin edilen mezarın çevresi duvarlarla çevrilmiş ve ziyarete açık hale getirilmiş.

Anadolu Kavağı Gezilecek Yerler  Arasında Manzarası ile Meşhur Yoros Kalesi

Muhteşem manzarası ve kahvaltı edilebilecek birçok mekânıyla ziyaretçilerin gönlünü çelmeyi başarmış olan Yoros Tepesi, boğaz manzarasını sevenlerin vazgeçilmez rotalarından bir tanesi. Yoros Kalesi İstanbul Boğazı’nın Anadolu yakasında yer alan ve Karadeniz çıkışında bulunan Anadolu Kavağı’na bağlı bir bölge. Özellikle hafta sonlarını huzurlu bir şekilde geçirmek isteyen şehirlilerin uğrak mekanları arasında yerini almayı başarmıştır. Sahilden kolaylıkla görülebilen kaleye ulaşmak için yürüyebileceğiniz harika yollar yapılmış durumda. Bu tarihi kale yaklaşık 500 m uzunluğunda ve 60-130 metre genişliğindedir.

Yoros Kalesi Tarihçesi

İstanbul boğazını en detaylı olarak görebileceğiniz bu kalenin ne zaman yapıldığı hakkında ne yazık ki tarihte yeterli bilgi bulunmamakta. Ancak bu kalenin Bizanslılar tarafından yapıldığı tahmin edilmekte. Sadece Bizanslara ev sahipliği yapmamış olup aynı zamanda Roma ve Osmanlı için de önemli bir yerleşim alanı olmuştur. Ayrıca 800 yıllık olan bu kalenin yapılış amacının ise İstanbul boğazında olan giriş ve çıkışları kontrol etmek amacıyla olduğu düşünülmektedir.

Muazzam mimarisiyle dikkat çeken bu kalenin üst kısmında yarım yuvarlak şeklinde araziye acılan bir kapısı da bulunmakta. Bu bölgede yapılan arkeolojik çalışmalar bölgenin çok değerli olduğunu kanıtlamış. Zamana yenilmiş olan kale için 2010 yılında arkeologlar tarafından başlatılan restorasyon çalışmaları devam etmekte.  Ayrıca bölgenin tadını çıkarmak için 09.00-22.00 saatleri arasında açık olan bir kafesi de mevcut. Kalenin avlusunda dilediğiniz gibi gezinip manzaranın tadını çıkarabilirsiniz fakat ne yazık ki kalenin içi şuan ziyaretçilere açık değil. Yine de Anadolu Kavağı gezilecek yerler arasında mutlaka gezip görülmesi gerektiğini düşündüğümüz bu mekanı gezip görmeniz faydanıza olacaktır.

Dalga Sesleri ile Dinlenebileceğiniz Poyrazköy-Anadolu Feneri

Bu bölgeye adını veren fener, 1834 yılında yapılmış. Beyaz taş kullanılarak yapılmış olan zarif fener, görenleri kendine hayran bırakmakta. Bölgenin ulaşımının rahat olması bu bölgeye ziyarete gelen kişiler için ziyaret edilecek güzel bir alternatif oluşturmakta. Tıpkı Yoros Kalesi’nde olduğu gibi bu fener de boğazın giriş ve çıkışlarını kontrol etmek için yapılmış.

20m yüksekliğe sahip olan Poyrazköy-Anadolu Feneri, çevresindeki yeşilliklerle birlikte bölgenin tadını çıkarmak isteyenlerin uğrak mekânı haline gelmeyi başarmıştır. Avlusunun genişliği ve denizin sessizliğiyle birlikte Anadolu Kavağı’nın benimsenen yerlerinden bir tanesidir. Çevresinde bulunan balık restoranlarıyla zenginleştirilmiş olan bu bölge, tarihi acıdan da oldukça önem arz etmekte. Sadece ziyaret etmek için değil piknik yapmak içinde gerekli yeşilliğe sahiptir.Gerek havası gerekse fotoğraf çekilecek birçok mekânı ile fener ziyaretçilere açıktır.

Görenleri kendine hayran bırakan Poyrazköy-Anadolu Feneri’ni görmek isteyenler kendi arabalarıyla ziyaret edebilecekleri gibi, günü birlik turlarla birlikte de ziyaret edilebilmekte. Fenerin bulunduğu konum sebebiyle, sahilin hemen hemen her bölgesinde midye ve balıkçılara rastlamakta mümkün. Fenerin bulunduğu bölgeyi samimi hale getirmek için bir çok şirin ev de bu çevrede mevcut. Şehirden uzaklaşıp denize karşı balık yiyerek huzur bulmak için tercih edilen en ideal bölgelerden biri olan Anadolu Feneri’ne siz de uğrayıp dalgalara karşı bir balık yiyebilirsiniz.

Rotaradar ailesi olarak seyahat severler için yurt dışı ve yurtiçi seyahat fikirleri hakkında bilgiler sunduğumuz blog sayfamızda faydanıza olacak birçok bilgi mevcuttur. Blog sayfamızı düzenli ziyaret etmek faydanıza olacaktır 🙂

Yorumlar
0