Günümüzün yaşam koşulları ele alındığında yoğun iş temposu, şehirlerin kalabalığı ve stres dolu onca işlerin arasında kaybolup gidiyoruz. Bunun için hayatlarımızı yoran bu karmaşıklığa kısa süreliğine ara vermek. Ucuza bilet bulmanın kolay yolu Rotaradar ailesi olarak sizler için nefes olacak mükemmel haftasonu kaçamakları için harika rotaları bir araya getirdik ve zevkinize sunuyoruz.

Dünyadaki Cennet: Ağva

İstanbul’un adeta arka bahçesi konumunda olan Ağva adeta şehir insanları için yaklaşık bir saatlik uzaklıktaki bir cennet parçası. Göksu nehri ve Yeşilçay arasına kurulu Ağva’da nehir etrafına sıralanmış kendine has havaları olan küçük otellerde rahatlıkla konaklayabilirken bir yandan da suyun rahatlatıcı tınısının eşliğinde köy kahvaltınızı yapabilirsiniz. Ağva etkinlik açısından da oldukça zengin bir yapıya sahip olduğundan; tekne turları ile su gezgini ya da ATV turları ile bir dağ macerası olabilirsiniz. Piknik ve kamp alanlarıyla da yeşil doğanın tadını çıkarma imkanı tanıyan Ağva, özellikle Temmuz ve Ağustos aylarında yüzmek için tercihiniz olmalı. Kendinize ait otomobiliniz yoksa Üsküdar’dan kalkan otobüse biletlerinizi hemen almalı ve mükemmel bir haftasonu kaçamağını doyasıya yaşamalısınız.

Hafta Sonu Güzel Bir İznik Gezisi Neden Olmasın?

Kısa tatillerinizde hem doğanın hem de tarihin tadını çıkarayım diyenlerdenseniz İznik tam size göre. Çok köklü bir tarihe sahip olan İznik, çevrelediği gölün etrafında ziyaretçilerine hem görsel manzara sunuyor hem de gezebileceğiniz müzeleriyle, tarihi kilise ve camileri ve tüm İznik’i gözlerinizin önüne seren kalesiyle geçmiş zamanları da yaşatan harika bir kaçamak rotası.

İznik’te yapabileceğiniz aktivitelerin başında ise gölde tüm yorgunluğunuzu alacak olan kano gezintisi geliyor. İnsanda yarattığı dinginliği muhakkak deneyimlemelisiniz. Sakinleştirici su serüveninden sonra uğramanız gereken tek nokta tartışmasız ise ünü tüm dünyaya yayılan çini yapım atölyeleri. Bu atölyelere giderek her daim hatırlamak isteyeceğiniz bu kısa kaçamağınıza mükemmel bir hatıra oluşturabilirsiniz. Kendi ellerinizle yaptığınız çininiz.

Haftasonu Kaçamakları İçin Cunda Çok Güzel Bir Tercih Olabilir

Eğer kendinizi stresten uzak hissedeceğiniz ve sanki başka bir diyardaymışsınız hissine kapılabileceğiniz bir yer arıyorsanız,  aradığınız yer kesinlikle Cunda Adası. Denizin tüm nimetlerinden yararlanmakla kalmayıp dış dünyaya bir sınır koyan Cunda, yarı balıkçı kasabası yarı tatil beldesi tadında otantik bir yer. Bu sebeple son zamanlarda yerli turistin ilgi odağı durumunda, sizlerin de bu rotayı takip etmesini şiddetle öneriyoruz.

Adaya ayak bastığınızda sizleri Arnavut kaldırımlı dar sokaklarıyla tarihi Cunda evleri karşılamakta. İlk dakikadan farklı bir yer olduğunu haykıran adanın kıyı şeridini ise birbirinden lezzetli balıkları, mezeleri sunan balıkçı lokantaları oluşturmakta. Bundan dolayı da akşam yemeğinizi gözünüze kestirdiğiniz herhangi bir balıkçıda yemenizi kesinlikle tavsiye ediyoruz.

Adaya yapacağınız haftasonu kaçamaklarında Aşıklar tepesinden tüm adayı seyre dalmadan, inci tanesi plajlarında ıslanmadan ve dar sokaklarında tarihin içinde yaşayan insanlarla tatlı sohbetler etmeden dönmemeniz gerektiğini içtenlikle söyleyebiliriz.

Burhaniye de Haftasonu Kaçamakları İçin İdeal Bir Rota

Edremit Körfezi’nin güneydoğu düzlüklerine kurulu olan adeta yeşile boyanmış doğa harikası olan Burhaniye, doğa tatilini seven haftasonu kaçamakları gezginleri için biçilmiş kaftandır desek yeridir. Yapılan ölçümlere göre dünyanın en yoğun oksijenine sahip olan Burhaniye için kullanılan en yaygın sıfat ise “oksijen çadırı” tabiridir. Bu haklı sıfatı sizler de oraya gidip o temiz havayı ciğerlerinize çektiğinizde çok iyi anlayacaksınız.  Aynı zamanda bir sahil bölgesi de olan Burhaniye’de mevsime ve sıcaklığa göre denize girerek ferahlama şansını yakalayabilirsiniz.

Doğa gezileri ve deniz keyfi haricinde de misafirlerini memnun eden bir yer olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Özellikle Adramytteion Antik Kenti görmeye değer yerlerin başında geliyor. Eski Edremit olarak bilinen antik kent çevresinin tarihi binli yılların da ötesine geçtiği için adeta açık hava müzesi niteliği taşıyor. Bunun haricinde ise Madra Dağı’nın eteklerini de dolaşabileceğiniz bölgede özellikle cilalı taş devrine ait sunaklar dikkati çekiyor. Bu sebeple aynı zamanda bir tarih aşığıysanız kesinlikle hem antik kenti hem de kaya sunaklarını gezmelisiniz. Arta kalan vaktinizde ise Burhaniye’nin en gözde beldesi olan Ören’in mavi bayraklı sahillerinde denizin tadını çıkarmak kısa bir ara için yapabilecek en güzel aktivitelerin başında geliyor.

Sevda Kokan Şehir Amasra’da Bir Hafta Sonu Kaçamağı

Toprak kokan..deniz kokan…sevda kokan şehir olan Amasra yoğun geçen hayatınıza verebileceğiniz kısa bir mola için en güzel yerlerden biri. Küçük ve şirin bir yer olan Amasra’yı muhakkak tüm ara sokaklarına girerek gezmenizi tavsiye ederiz. Yarımadada bulunan kale için hayatını gözlemlemeli, sizleri adaya bağlayan nostaljik köprüde güneşin batışını izlerken sokak müzisyenlerinin sunduğu eşsiz şarkıları dinleyerek ruhunuzu arındırmanızı şiddetle tavsiye ederiz. Gün içerisinde harcayacağınız onca enerjiden sonra ise kesinlikle denize sıfır şekilde dizili onlarca mekandan birinde oturarak taptaze balıkları yemelisiniz. Hayatınızda yediğiniz en güzel balık deneyimini yaşamanız çok olası.

Tüm bunları yaptıktan sonra da uğruna şarkılar yazılan Amasra’nın en güzide sanatçısı Barış Akarsu heykelinin eşliğinde ise denize sıfır noktadaki banklarda oturarak şehrin tertemiz havasında dinlenebilirsiniz.

Kapadokya Şehrinde Unutulmaz Bir Haftasonu Kaçamağı

Dünya çapında yapılan ölmeden önce görülmesi gereken yerler listelerinde bile baş sıralarda yer alan Kapadokya adeta yanı başımızdaki hazinedir desek abartmış olmayız. Milyonlar yılın verdiği emekle yoğrularak bir coğrafya güzelliğine bürünen Kapadokya kısa haftasonu kaçamakları için en ideal yerlerden birisi.

Özellikle, kayalara oyulmuş benzersiz evleri, kiliseleri, yeraltı şehirleri, rengarenk balonları, ünlü şarapları ve muhteşem günbatımıyla Kapadokya büyüleyici ve gizemli bir atmosfere sahip olduğundan hem kendinizi şehirden uzaklaştırabilir hem de başka bir yerde deneyimleme şansı bulamayacağınız anları yaşayabilirsiniz.  Kendinizi yeraltı şehirlerinin daracık yollarında dolanırken birden gökyüzünün doruklarına bulabileceğiniz mükemmelliklerle dolu bir doğa abidesi demek en doğrusu olacaktır.

Kapadokya’ya yapacağınız bir hafta sonu kaçamağında neler yapılabileceğinizi neleri tatmanız gerektiğinden de bahsetmeden olmaz. İlk görmeniz yer tabi ki de Göreme. Peribacalarının en güzel seyrini sunmasıyla öne çıkan bu bölgede trekking yapabileceğiniz 4 km’lik muazzam bir parkura sahip. Hem yürüyüşün tadını çıkarabileceğiniz hem de doğanın sizlere sunduğu benzersiz eserleri görebileceğiniz harika bir atmosfere sahip. Bölgede bulunan Aşk vadisine giderek de artık bir tablo haline dönüşen balonlara binme ya da seyretme şansını yakalayabilirsiniz. Ancak aklınızdan balonların sabahın erken saatlerinde havalandığını aklınızdan çıkarmayın.

Ürgüp ise Kapadokya’nın bir diğer güzel yarısını oluşturuyor desek yeridir. Ziyaretçilerin en çok fotoğrafladığı peribacaları Ürgüp’te bulunuyor ve ünü günden güne yayılıyor. Ürgüp’e geldiğinizde muhakkak bölgenin yerel şarabını denemelisiniz çünkü nesillerdir kendi bağlarında yetiştirdikleri üzümlerle Anadolu topraklarının en kaliteli şaraplarını bu bölge halkı imal ediyor.

Buralar haricinde ise Avanos, Ortahisar, Zelve ve Ihlara vadileri de görülmeden dönülmemesi gereken yerlerden. Şimdiden balonla doğa seyri yapma tecrübenizde iyi eğlenceler.

Fotografçılık Atölyesi Gölyazı’da Bir Haftasonu Kaçamağı Ne de Güzel Olur!

İnce bir köprü ile dünyaya bağlanan Uluabat gölü üzerindeki minik bir eski Rum köyü olan Gölyazı resmen bir fotoğrafçılık atölyesi durumunda. Kameranızı yanınıza almanızı ve birbirinden renkli kareleri yakalama zevkini kesinlikle yaşamalısınız. Ada halindeki köyde bulunan Ağlayan Çınar, tarihi kilise ve doğal güzellikleri ile İstanbul’a yakın gezilecek yerler arasında önemli bir yere sahip. Gezmenin verdiği yorgunluğu da Uluabat Göl’ünde yapabileceğiniz bir sandal turu ile giderebilir ve gezi keyfinizi katlayabilirsiniz. Küçük olması sebebiyle her yanını doya doya keşfedebileceğiniz gibi eğer daha kısıtlı vaktiniz varsa da ideal bir kaçamak noktası haline geliyor.

Doğa güzelliklerinin tadını çıkardıktan sonra size tavsiyemiz yemeğiniz için de Gölyazı’yı tercih etmeniz olacak çünkü Gölyazı çok eski zamanlardan beri bir balıkçı kasabası olarak yaşamını sürdürdüğü için hem balığın iyisini yeme şansını yakalıyoruz hem de sunumdaki zarafeti. Ama ben balık sevmiyorum diyorsanız da Ağlayan Çınar ve Halilbey adası civarında bulunan gözleme evlerine giderek bölgeyle özleşmiş diğer tatları deneyebilirsiniz.

Stresten Uzak Bir Hafta Sonu İçin Sığacık

Türkiye’nin ilk “ Sakin Şehir” unvanına sahip olan bölgede, hayatlarından stresi, yoğunluğu ve kalabalığı çıkarmak isteyen insanların yaşadığı şirin bir kasaba. Mandalina kokan sokakları, keşfedilmemiş koyları ve taş evleriyle tam bir tatil kasabası olduğunu söyleyebiliriz. Kendinizi sokaklara attığınızda şaşırmamanız için söyleyelim, bölgenin sembolü olan salyangozun çeşit çeşit resimleriyle karşılaşmanız çok olası. Evet evet salyangoz Sığacık’ın sembolü haline gelmiş… Havasına suyuna sakinlik ve huzur karışan Sığacık kafanızı birkaç günlüğüne dinlemek için harika bir kaçamak rotası olduğunu söyleyebiliriz.

Sığacık’a gittiğinizde yapabileceğiniz aktivitelerden bahsetmek gerekirse, balıkçı kasabası olması dolayısıyla denizle haşir neşir olan bölgede dalış yapmak oldukça mümkün. Denizin gizemlerini keşfe çıkacağınız bir dalış serüveni sakin olan beldeye bir heyecan katmakta. Bunun haricinde klasik yöntemlerden olan zıpkınla balık avlamak da son dönemlerde oldukça revaçta bir etkinlik olarak önümüze çıkıyor.

Bölgeye akın haziran aylarından başlıyor ve eylül aylarının sonuna dek sürüyor. Eğer daha az kalabalık olsun istiyorum diyorsanız mayıs ayının ortalarında bir hafta sonu kaçamağı yapmanız hem sıcaklık hem de kalabalık açısından en uygun dönem.  Şimdiden dingin bir hafta sonu dileriz.

Yeşil ve Deniz İç İçe Bir Haftasonu İçin Kerpe

Kerpe, Kocaeli’nin Kandıra ilçesine bağlı, Batı Karadeniz kıyısında küçük bir yerleşim alanı olarak bizleri selamlamakta. Kerpe’ye denize kadar ulaşan alabildiğine sık çam ormanları arasından geçerek ulaşıyoruz. Kerpe’nin güzelliği hem en büyük nimeti, hem de en büyük cefası diyebiliriz. Ormanları öyle güzel, mavi bayraklı denizi kulağa öyle cazip ki; insanın bu manzaraya baktığında nutku tutuluyor ama bunun yanı sıra insanların yoğun uğrak yeri olduğu için de kısım kısım yazın verdiğimiz en ağır kurbanlardan birisi haline dönüşüyor. Bu huzur dolu şirin kasabacık, yaz aylarından dışarıdan gelenlerle dolup taşıyor ve bu durum gezme zevkini maalesef etkiliyor. Onun için sizlere tavsiyemiz yoğunluğun çok olmadığı nisan, mayıs aylarını tercih etmeniz ve bu güzelliğin tadını çıkarmanız.

Kerpe’ye sıfat yakıştıranlar da boş durmuyor. Kimilerine göre Karadeniz’in Bodrum’u diyenleri bile bulunuyor, ki aslında biraz haklılar da denizi oldukça temiz ve berrak olan şirin bir kasaba diyebiliriz. Ancak yine de gece kulüpleri, eğlence hayatı yüksek olan bir yer değil, Kerpe’yi daha sakin ve mütevazi haftasonu kaçamakları için tercih etmeniz daha iyi bir tercih olur.

Bol Oksijenli Haftasonu Kaçamakları Kıyıköy’de Bekliyor

Bir diğer haftasonu kaçamağı rotamız ise Trakya’ya uzanıyor. Kırklareli’ye bağlı Kıyıköy temiz havası ve güzel sahillerinin yanı sıra kamp alanlarıyla öne çıkıyor. Eğer bir kamp meraklısı iseniz kesinlikle rotanızı Kıyıköy’e çevirmenizi tavsiye ederiz. Zira tertemiz kıyıların arkasında geniş bir ormanlık alan uzanıyor ve esrarengiz tecrübelere davetiye çıkarıyor. Bunun haricinde iki derenin arasında yer alan köyde sandal kiralamak da mümkün. Sandalınıza atlayıp suyun akışını izlemek de bir başka aktivite olarak karşımıza çıkıyor.

Onca yol kat edip buralara kadar gelmişken tatmanız gereken bölgesel tatlardan bahsetmek gerekirse, manda yoğurdu ve kalkan balığı en gözde yiyecekler olarak sofraları donatıyor. Güzel yemekleri yiyip enerjimizi topladıktan sonra ise gezmemiz gereken yerler var. Bunlar Pabuçdere, Cehennem Şelaleleri ve Aya Nikola Manastırı.

Bu güzel haftasonu kaçamağına ulaşmak ise İstanbul’dan oldukça basit. Yaklaşık iki buçuk saatlik bir yolculuğun ardından güzeller güzeli bir beldeye merhaba demiş oluyoruz.

Hayatımız akıp giderken şehir, iş ve insanlar bizi yıpratıyor. Ondan dolayı kendimize zaman ayırmalı ve en değerli vakitlerimizden olan hafta sonları küçük kaçamaklarla yaşamın tadını çıkarmalıyız diyerek sizlere ülkemizin güzide beş beldesini tanıtmaya ve içinizde gezme aşkı oluşturmaya çalıştık. Hayatı ertelemeyin, sırt çantanızı alın ve boş vakitleriniz haftasonu kaçamakları ile değerlendirin. Şimdiden iyi hafta sonları dileriz.

Yorumlar
0